kategoriler

Kronik Yorgunluk



Kronik Yorgunluk

Yorgunluk önceleri yalnızca bir semptom olarak addediliyordu fakat son on yıl içinde Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS), üzerinde en çok tartışılan hastalıklardan biri haline geldi. Kiminle konuştuğu­nuza bağlı olarak, bu hastalık ya dünya üzerinde varolmayan bir hastalık olarak nitelendiriliyor ya da bir salgın hastalık olarak. Hastalığın resmi olarak ilk kez onaylanması, 1955 yılında Londra Kraliyet Devlet Hastanesindeki salgınla gerçekleşmiştir. Hastanenin yaklaşık 300 per­soneli, günümüzde hastalığa bağlanan çeşitli semptomlar geliştirmiş­lerdi.

 

Alerjiler, gıda hassasiyetleri, ilaçların yan etkileri, mantar enfeksiyonlan, psikolojik bozukluklar ve Epstein-Barr hastalığında görülen kronik enfeksiyon gibi durumlar ve daha birçokları hastalığın nedeni olabilmektedir.

 

Yapılan bazı tahminlere göre, İngiltere’de 150.000 kişi -dünya sapında 90 milyon kişi- KYS ile ilgili olduğu kesin olarak saptanmış semptomlardan dolayı sıkıntı çekmektedir. Doktorların söylediğine göre bu semptomları derin uyuşukluk hali, depresyon, baş ağrısı, ateş, kırıklık, hafıza kaybı, kafa karışıklığı, konsantrasyon eksikliği, Jale ve eklemlerde ağrı ve güçsüzlük, tekrarlayan enfeksiyonlar, ya­pılan en ufak bir fiziksel aktivite sonrası bile ortaya çıkan bitkinlik, boğaz ağrısı, karın ağrısı ve lenf bezlerinin şişmesi olarak sıralamak mümkün. Ne tuhaftır ki, bu semptomların görüldüğü kişilerin hiç de hasta gibi görünmediği, doktorlar tarafından yapılan muayenelerde yalnızca basit birtakım arazlar tespit edildiği, yapılan laboratuvar testlerinin de herhangi bir sorun bulmakta aciz kaldığı gözlenmektedir. En yüksek oranda KYS riskine sahip olan kişiler beyaz ırktan, orta sı­nıfa mensup kadınlar ve stresli meslek mensuplan olarak tahmin edil­mektedir.

Sponsorlu Bağlantılar



Yorum Yap

Sponsorlu Bağlantılar

Son Yorumlar