kategoriler

Kardiyak Aritmi İçin Bitkiler



Kardiyak Aritmi İçin Bitkiler

Melekotu (Ângelica archangelica)

 

Bu bitki en az 14 tane arit­mi önleyici bileşik içerir, ki bunlardan bir tanesinin en az verapamil (en çok bilinen kalp ilaçları Çalan, İsoptin) kadar etkili olduğu bilin­mektedir. Meyve suyu sıkacağınıza melekotu, havuç, kereviz, rezene, sarımsak veya banhavucu koyun. İçilebilir hale gelmesi için biraz su ve biraz da ba­harat eklemeniz gerekebilir. Havuç ve sarımsağı bolca kullanırsanız yeterince lezzetli olabilir. Bu karışımdan günde bir ya da iki su barda­ğı kadar içebilirsiniz.

 

Kereviz, bünyesinde kalsiyum tutucu bileşikler ile apigenin, apiin. magnezyum ve potasyum gibi, aritmiyi önleyen ve tedavi eden, diğer bitkisel kimyasallar (fito kimyasallar) ile kolesterolü ve tansiyonu düşü­rten diğer bileşikleri barındırır. Bunun yanında sarımsak güçlü bir anti aritmi ilacı olmaya adaydır. Yapılan araştırmalarda, sarımsak tozu yediri­len laboratuvar hayvanlarında ventriküler taşıkardi ve fibrilasyon oranla­rının oldukça düşük çıktığı gözlemlenmiştir.

 

Kınakına (Cinchona)

 

Bu bitki, malarya hastalığının ilacı olan kinin bakımından son derece zengin bir kaynaktır. Kinin yüz yıl kadar önce de kalp hastalıklarında kullanılabilecek bir ilaç olarak dikkatleri çekmeye başladı. Hikayeye göre; muayene olduğu birkaç doktor tara­fından atriyal fibrilasyon teşhisi konulan ve bu hastalığın ilacının ol­madığı söylenen Hollandalı bir tüccar, derdine kendi kendine bir çare ararken bir gram kinin yutmuş. Ertesi gün doktorlarına tekrar gittiğin­de, hikaye bu ya, kalp atışlarının normal olduğu görülmüş.

 

Buradaki en önemli etken olan kinidin adlı bileşik, artık standart bir anti-aritmi ilacı olarak kullanılmaktadır. Kinidin kınakına bitkisin­deki yegane yararlı bitkisel bileşik değildir. Kınakına, kinidin gibi da­ha bir düzineden fazla yararlı bileşik içerir.

 

Alıç (Crataegus)

 

Alıç toniği yüzlerce yıldır kullanılan bir kalp ilacıdır ve günümüzde yapılan araştırmalar, alıçın bu amaçla kullanımının ne kadar yerinde olduğunu teyit etmiştir. Yapılan bir­çok araştırma, alıcın kalp kaslarını güçlendirip, kalpteki kan sirkü­lasyonunu artırarak kalbe daha fazla oksijen taşınmasını sağladığı ve buna bağlı olarak da kalp hastalıklarını önlediğini göstermiştir. Alıç aynı zamanda, kalbin daha az efor sarf ederek daha fazla kan pompala­masını sağlar.

 

Doğal şifacılar bu bitkinin standartlaştırılmış özütlerinin kullanıl­masını öneriyorlar. Kullandığınız özütün türü çok önemlidir. Doğal şifacılar alıcın kesinlikle işlenmemiş halde kullanılmamasını söylüyorlar. Unutmamanız gereken bir başka konu da, eğer kendinizde herhangi bir kalp sorunu, ile ilgili en ufak bir belirti sezerseniz, doğal şifacımzın aldığı eğitimi ve sicilini soruşturun. Eğer gerekli yararı sağladığınızdan emin değilse­niz. her zamanki doktorunuza danışın.

 

Tavsiye edilen özütlerin, günde üç kez 120 ila 240 mg. olarak alı­nacak dozlarında, % 1, 8 oranında vitexin-4-rhamnoside ya da % 10 oranında oligomerik prosiyanidinler (OPC) içermesi gerekir. Eğer züt % 18 oranında OPC içerir şekilde standartlaştırılmışsa, günlük dozun bir kez 240 ila 480 mg. arasında olması önerilir. Bu özütleri te­min etmek için bir doğal şifacıya danışın.

 

Bazı vakalarda alıcın aritmiyi artırdığının gözlendiği dağınık araş- nrna raporları da mevcuttur. Eğer bu bitkiyi kullanacaksanız, bir doktor gözetiminde olmanız en iyisidir.

 

Khella (Ammi majus-diş otu)

 

Khella en önemli anti-aritmi ilaçlanndan bir tanesi olan amiodarone (cordarone) bakımından son de­rece zengin bir kaynaktır. İngiliz kardiyolog Dr. Arthur Hollman, bu ilacın geliştirilmesi evrelerini, doğal ilaçlardan övgüyle bahsettiği " Cardiology from Nature” adlı kitabında anlatmaktadır.

 

1946 yılında, bir tıbbi araştırma laboratuvarında görev yapan Dr.V.Anrepin’in emrindeki teknisyenlerden bir tanesi, böbreklerinde maya çıkan bir hastalığı Ortadoğu kökenli bitkisel bir ilaç olan khella ile kendi kendine tedavi etmiş.

 

Kadere bakın ki, teknisyen aynı zamanda da angina hastasıymış ve bu bitkiyi kullanmaya başladıktan sonra, anginası çarpıcı bir biçim­ce düzelmeye başlamış. Bu duruma oldukça şaşıran Dr. Anrepin bitki üzerinde araştırma yapmaya başlamış ve bitkinin aktif bileşeni khellini ayırmayı başarmış. Daha sonra yapılan başka çalışmalar khellinden başlangıçta angina ilacı olarak kullanılan, amiodarone elde etmeye ka­dar gitmiştir. En sonunda ise, 1974 yılında, amiodaronenin benzersiz anti-aritmi etkisi keşfedilmiştir.

 

Bitkinin doğrudan doğruya kendisini kullanarak da aritmi tedavi­si için yarar sağlanabilir. Genel olarak tavsiye edilen tarif, çeyrek çav kaşığı kurutulmuş khellayı kaynar suyla karıştırıp, beş dakika kadar demlenmesini bekledikten sonra süzüp içmek şeklindedir.

 

Kolza tohumu (Brassica)

 

Avustralyalı kardiyologlar, laboratuar hayvanları üzerinde yaptıkları araştırmalarla, kolza yağının kardiyak aritmiyi engellediğini ortaya koymuşlardır.

 

Kartal geveni (Astralagus)

 

Huang qi adıyla da bilinen bu bitki, mü­kemmel bir immün sistem uyarıcısıdır. “The IIIUustrated Herb Encyclo pedia” ve “Herbs for Health and Healing' adlı kitapların yazarı Kaliforniyalı herbalist Kathi Keville’e göre, kartal geveni aynı zamanda aritmi gelişimini önleyen ve tedavi eden bir kalp ilacıdır. Bitkinin kurutul­muşundan bir ya da iki çay kaşığı kadar bir fincan kaynar suya atarak çayını yapabilirsiniz.

 

Diken üzümü (Berberis vulgaris)

 

Diken üzü­mü, aynı zamanda altınmühürün bileşiminde de bulunan berberin adlı kimyasal nedeniyle, bili­nen en etkili bitkisel antibiyotiktir. Kalifornia Üniversitesi’nde görevli ve “Nutritional Influences on Illness” adlı kitabı yazarı Doçent Dr.Melvyn Werbach’a göre, berberinin bir yararı da ventriküler aritmi gelişimini engellemesi ve mevcut olanı tedavi etmesidir.

 

Çin’de yapılan bir araştırmaya göre, berbe­rin kullanan kişilerin yarısında ventriküler arit­mi gelişiminin yüzde elli oranında daha az oldu­ğu ortaya çıkmış. Altınmühür, Oregon üzümü ve sırma tel bitkileri de berberin içeren diğer kaynaklardır.

 

Bu bitkileri kullanmanın en iyi yolu standartlaştırılmış özütleri sa­nı almaktır. Bir ya da iki çay kaşığı kurutulmuş bitkiyi kaynar suya ka­rıştırarak çay yapabilirsiniz.

 

Ginko (Ginkgo biloba)

 

Ginko Çinlilerin favori kalp ilacıdır. Ginkonun aritmiye iyi geldiğini belirten herhangi bir araştırma sonucu lup olmadığım bilmiyoruz. Ginko kalbe kan akışını arttırdığı ve kalbin oksijen ihtiyacını azalttığı için, nefes darlığını ve göğüsteki sıkışmanın şiddetini azaltır. Ginko özütlerini do­ğal gıdalar ve şifalı bitkiler satan her dükkandan temin edebilirsiniz, dünde 60-240 mg. arası kullanabilirsiniz, daha fazla kullanmamaya dikkat edin. Aşırı kullanıldığında, ginko ishale, sinirliliğe ve huzur­suzluğa neden olabilir.

 

Kara ısırgan (Marrubium vulgare)

 

Kara ısırgan öksürük ve soğuk algınlığı tedavisinde kullanılacak en iyi ilaçtır, çünkü içerdiği marubin ve marubik asit adlı iki bileşik, mükemmel birer anti ekspektorandır. Bu iki bileşik aynı zamanda kalp ritmini düzenleyici bir işlev de görürler. Öğle ve akşam yemeklerinden sonra, iki-üç çay kaşığı bitkiyi kay­nar suyla karıştırarak hazırlayacağınız çayı içebilirsiniz.

 

Analıkotu (Leonurus cardiaca)

 

Latince adındaki cardiaca nedeniyle. bu bitkinin kalp sorunlarına iyi geldiği varsayılmış ve modern bilim de bunun doğruluğunu teyit etmiştir. Çin’de yapılan bazı araştırmalar, bu bitkinin çarpıntıyı hafiflettiğini ve kalbin genel fonksiyonlarım güçlendirdiğini ortaya koymuştur. Analıkotu aynı zamanda anksiyete, unirsel tansiyon ve stres gibi kalp sorunlarını tetikleyen ya da bu so­runlara eşlik eden problemleri azaltarak sinir sistemini rahatlatır.

 

Söylenenlere göre, Çinliler günde 250 grama kadar bu bitkiden alıyorlarmış. Bu bize biraz fazla gibi geldi. Bizim önerimiz, işe yarayıp aramadığını görmek için yaklaşık bir litre kaynar suya 15 gram kadar karıştırarak iki-üç gün içmenizdir.

 

Semizotu (Portulaca oleracea) ve magnezyum içeren diğer bitki­ler

 

Yapılan tahminlere göre, Amerikalıların % 70’inden fazlasında magnezyum eksikliği vardır. Belki de bu yüzden bu kadar çok aritmi hastası var. Bilim insanları, her gün alınacak 250 mg. magnezyumun kardiyak aritmi oluşumunu engellediğini söylemektedirler.

 

Semizotu magnezyum bakımından son derece zengin bir bitkidir. Kuru ağırlık göz önüne alındığında, neredeyse % 2 gibi bir oranda mag­nezyum içerir. Yeşil fasulye, haşhaş tohumu ve ıspanak da zengin mag­nezyum kaynaklandır.

 

Reishi mantan (Ganoderma lucidum)

 

16. yüzyılda hüküm süren Ming hanedanından kalma belgelerde, bu harika Çin mantarından “kalp tamircisi” olarak söz edilmektedir. Dr. Albert Leung, “Beter Health with (Mostly) Chinese Herbs and Food” adlı kitabında Reishi mantarının aritmiyi önlemede ve olan has­talığı da tedavi etmede hatırı sayılır bir etkisi olduğundan bahseder.

 

Reishi de alıç ve ginko gibi etkili bir kalp ilacıdır. Kalbe kan akı­şını artırarak oksijen gereksinimini azaltır ve anginanın neden olduğu göğüs ağrılarını hafifletir.

 

İskoç süpürgesi (Cytisus scoparius)

 

E komisyonuna göre, bu bitki son derece yararlı bir kalp ilacıdır. Başlıca aktif bileşeni olan spartein güçlü bir anti-aritmik bileşiktir. Kurutulmuş bitkiden bir çay kaşığını 250 ml. kaynar suya atıp demleyin ve günde iki fincana kadar için. Bir uyarı notu: İskoç süpürgesi aynı zamanda tyramin adlı bir bileşik daha içerdiğinden, MAO inhibitörleri olarak adlandırılan anti depresanlarla birlikte kullanılmamalıdır. Eğer anti depresan kullanıyorsanız, MAO inhibitörleri içerip içermediğine dikkat edin. Eğer içeriyorsa bu bitki­yi kullanmayın.

 

Kediotu (Valeriana officinalis)

 

Kediotu mükemmel bir bitkisel uy­ku ilacıdır. Bitkisel farmakolog ve “The Scientifıc Validation ofHerbal Medicine and Herbal Tonic Therapies” adlı kitabın yazarı Dr. Daniel Mowrey, kediotunun aynı zamanda anti-aritmik bileşikler içerdiğini söylemektedir. Gerçekten de, bu bitki eski Roma döneminde de arit­mi ve çarpıntının tedavisinde kullanılıyordu. Kediotunun kalbe daha başka yararları da vardır. Örneğin: tansiyonu düşürür, kalbe giden kan miktarını artırır ve kalbin kan pompalama yeteneğini güçlendirir.

 

Bu bitkinin oldukça kötü bir kokusu vardır. Buna rağmen, her 250 ml. kaynar suya bir-iki çay kaşığı kurutulmuş kediotu ile hazırla­yacağınız çayı içmenizi öneririm. Eğer tadına ve kokusuna taham­mül edemiyorum diyorsanız, şifalı bitkiler ya da sağlıklı gıdalar satan dükkanlardan temin edebileceğiniz kapsül ya da tentür şeklinde de mallanabilirsiniz. Prospektüsünde yazıldığı şekilde kullanmaya özen gösterin.

Sponsorlu Bağlantılar



Yorum Yap

Sponsorlu Bağlantılar

Son Yorumlar