kategoriler

Bunyonlar - Ayak Başparmaklarındaki Ağrılı Şişlikler İçin Şifalı Bitkiler



Bunyonlar - Ayak Başparmaklarındaki Ağrılı Şişlikler İçin Şifalı Bitkiler

Aynısafa çiçeği (Calendula officinalis)

 

Çoğunlukla berelenmer kesikler  ve zarıklıklar için kullanılan bu bitki, zaman zaman bunyonlar için de önerilir. Piyasada bulabileceğiniz bir Aynısafa merhemini ya da tentürünü, bir hafta boyunca günde iki ya da üç kez doğrudan bunyonun üzerine tatbik edin. Bu süre içinde işe yarayıp yaramadığını anlayabilirsiniz.

 

Ananas (Ananas comosus)

 

Doğal şifacılar bunyon benzeri yangılı eklem rahatsızlıkları için, ananasta bulunan ve proteinleri parçalayan (proteolitik) enzimlerden biri olan bromelaini öneriyorlar. Doğal şifa uzmanı Michael D. Murray günde üç kez 250 ila 750 mg. arasmda bromelain kullanılmasını öneriyor. Tüm göstergeler bromelainin tamamen güvenli olduğunu gösteriyor. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, 2.000 miligramın üzerine çıkan dozlarda dahi yan etki gözlemlenmemiştir.

 

Acı kırmızıbiber (Capsicum)

 

Kırmızıbibere acılığını veren saikin, aynı zamanda iltihaplanmalara bağlı ağrıların giderilmesinde kullanılan acı bir ilaçtır. Ağrılı bölgeye cilt üzerinden uygulandığın kapsaikin içerdikleri P maddesini -ağrıya neden olan bir bileşik- boşaltarak bazı sinir uçlarını bloke eder. Birçok araştırma, % 0,025 saikin içeren merhemler kullanılması halinde, her türlü ağrının hafta gibi bir sürede geçtiğini göstermiştir.

 

Eğer kapsaikin içeren bir krem kullanırsanız, kremi uyguladıktan sonra ellerinizi güzelce yıkayın ki daha sonra farkında olmadan elinizi gözünüze sürerseniz canınız yanabilir. Keza bu bileşik bazı kişilerde aşırı hassasiyetlere yol açtığı için, kullanmadan önce çok az bir parçayı cildinizde deneyin. Eğer cildinizi tahriş ediyorsa kesinlikle kullanmayın.

 

Zerdeçal (Curcuma longa)


Araştırmacılar zerdeçalın tıpkı acı kırmızıbiber gibi sinir uçlarındaki P maddesini boşalttığını öne sürü­yorlar. Bir çay kaşığı kadar rendelenmiş zerdeçalı, günde iki kez doğ­rudan bunyonunuzun üzerine uygularsanız hatırı sayılır bir rahatlama hissedersiniz. Yapılan diğer bazı araştırmalar ise, zerdeçalın yenmesi halinde, içerdiği curcumin adlı güçlü anti inflamatuar etkileri olan bi­leşik sayesinde bunyon ağrılarını dindirdiği anlaşılmıştır. Standart cur­cumin dozu günde 3 kez 400 miligramdır ki bu da 7-8 çay kaşığı zerdeçala eşittir. Bu bitkinin anti inflamatuar etkileri için kapsül formun­da kullanılması daha yararlıdır.

 

Söğüt (Salix)


Söğüt içerdiği salisin nedeniyle bitkisel bir aspirin­dir. Çok yakın akrabası olan salsilik asidin nasır ve siğil tedavisinde kullanılabileceği, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylan­mıştır. Salsilik asit aynı zamanda reçetesiz satılan ve bunyon ve nasır tedavisinde kullanılan diğer birçok ilacın da içeriğinde yer alır. Salisi­latlar cilt tarafından emilir. Bununla birlikte, eğer aspirine alerjiniz varsa aspirin benzeri bitkileri de kullanmamanız gerekir.

 

Dağ tütünü (Arnika Montana)


E komisyonu raporuna göre, dağ papatyası olarak da bilinen bu bitkinin çiçekleri adale ve eklem ağrıla­rının giderilmesinde birebirdir. Bu durumda bitkinin aynı zamanda bunyonlara da iyi geldiğini bilmek için falcı olmak gerekmez sanırım. Bitkinin çayını yapmak için; 250 ml. kaynamış suya bir-iki çay kaşığı kurutulmuş dağ tütünü atıp on dakika kadar demlenmesini bekleyin. Günde iki fincandan fazla içmeyin ve üç günden fazla da devam etme­yin. Eğer daha uzun süreli kullanmanız gerekirse, doğal şifacıların her türlü adale, spor ve eklem hasarları için önerdiği dağ tütünü içeren merhemleri tercih edin. Bu merhemleri doğal gıda satan dükkanların bir çoğunda ve eczanelerde bulabilirsiniz. Prospektüsünde yazılanları uygulamayı unutmayın.

 

Papatya (Matricaria recutita)

 

Aromaterapistler tarafından Bursit tedavisi için önerdikleri papatya, servi ve ardıç ağacı yağlarının bun­yonlara da iyi gelmediğini düşünmek için bir neden yok. Bunların ara­sında ben ilk tercih olarak, tam donanımlı anti inflamatuar etkisi saye­sinde bunyon ağrılarının kontrol altına alınmasında son derece etkili olan papatyayı seçerdim. Papatya çayınızı hazırladıktan sonra, kullan­mış olduğunuz çay poşetini bunyonunuzun üzerine sarın.

 

Bu arada, eğer saman nezleniz varsa papatya içeren ürünleri kul­lanırken dikkatli olmalısınız. Papatya kanaryagiller familyasına men­suptur ve bu familyaya mensup bitkiler bazı kişilerde alerjik reaksi­yonları tetikleyebilmektedir. Eğer ilk kez kullanacaksanız, vücudunu­zun vereceği tepkileri dikkatle izleyin. Eğer olumsuz herhangi bir şey yoksa ve faydalı olduğu görülüyorsa kullanmaya devam edebilirsiniz, fakat eğer tahriş ya da kaşınma gibi belirtiler varsa kullanmayı bırakın.

 

Karanfil (Syzygium aromaticum)

Karanfil yağı neredeyse saf öjenol (dişçilerin diş ağrısı tedavisinde yaygın olarak kullandıkları güçlü bir anestetik) dür. Eğer cildinizde tahri­şe neden olursa kullanmayın.

 

Zencefil (Zingiber officinale)

 

Hintli araştırmacılara göre bazı proteolitik enzimler içermesinin dışında, zencefil aynı zamanda bunyon ağrılarını kontrol altına alan anti inflamatuar özelliklere de sahiptir. Araştırmacılar yaptıkları bir araştırmada, günde üç ila yedi gram ara­sında değişen dozlarda toz zencefil verdikleri eklem iltihabı ve ağnsı olan 28 hastanın % 75’inden fazlasının ağrı ve şişliklerinde belirgin bir şekilde iyileşmeler olduğunu gözlemlemişlerdir. Bu dozda 30 aya ka­dar kullanımlarda dahi, zencefilin herhangi bir yan etkiye neden oldu­ğu rapor edilmemiştir.

 

Bunyonlarınız için 250 ml. kaynar suya bir çay kaşığı doğranmış taze zencefil ilave ederek hazırlayacağınız çayı içmenizi öneririm. Hatta günde iki kez, doğranmış bir parça taze zencefili doğrudan bunyonların üzerine de uygulayabilirsiniz.

 

Güneş gülü (Drosera)

 

Bu bitki, bunyon, nasır ve siğil tedavisinde gösterdiği yararlılıklar nedeniyle, halk arasında çok eski zamanlardan beri haklı bir üne sahiptir. Bunun nedenini bilim insanları ancak 15 yıl önce öğrenebildi; güneş gülünün proteolitik özellikleri vardı. Bu bitkiyi taze halde doğrayarak, bir hafta süreyle günde iki kez doğru­dan bunyonu üzerine uygulayabilirsiniz. Bitkiyi taze olarak neredeyse dünyanın her yerinde bulabilirsiniz.Bu­nunla birlikte birçok bölgede nesli tehlikede olan yerel türler listesin­de yer almaktadır. Bu yüzden, eğer kendi bahçenizde yetiştirmediyseniz kesinlikle koparmayın.

Sponsorlu Bağlantılar



Yorum Yap

Sponsorlu Bağlantılar

Son Yorumlar