kategoriler

Diyabet



Diyabet

200 yıl önce, antik çağ insanları aralarından bazılarının sidikleri­nin tuhaf bir şekilde şeker tadında olduğunu ve bunun karıncaları et­kilediğini fark ettiler (Bazı kültürlerde sidiğin tadına bakmak, bir tür teşhis yöntemiydi). Bu duruma diabetes mellitus adını verdiler.

 

Diyabet ya pankreasın yeterli ensülin salgılayamaması ya da vü­cudun pankreasın salgıladığı ensülini kullanamaması nedeniyle ortaya çıkar. Vücudun temel yakıtı olan glikoz, ensülin olmaz ya da görevin: yerine getirmezse, hücrelere giremez. Ensülin olmazsa kan dolaşımın­daki glikoz seviyesi artar ve sonunda idrara karışarak antik çağ insan­larının fark ettiği şeker tadına neden olur. Şeker dengesizliği aynı za­manda işemeyi ve susuzluğu artırır.

 

Diyabet bütün vücudu dolaşan küçük kan damarlarında daralma­ya da neden olur. Yani kan şekeri seviyesi ne kadar yüksekse, çok sa­yıda küçük kan damarında daralma var demektir. Durum böyle olun­ca da, kan damarları daha az kanı vücutta dolaştırır ve bunun sonu­cunda da kan dolaşımı zayıflar.. Kan dolaşımının yetersiz olması nede­niyle böbrek hastalıkları, yaraların geç iyileşmesi ve ayak ve göz prob­lemleri gibi komplikasyonlar oluşur.

 

Amerika’da kol ve bacak gibi organların kesilerek alınması vaka­larının yarısının nedeni diyabettir. Diyabet aynı zamanda yağ metabolizmasını değiştirerek, kan damarlarında kolesterol yüklü plaklar. oluşması riskini artırır. Bu da, diyabet hastası bir kişinin kalp hastalık­ları riski de taşıması anlamına gelmektedir.

Sponsorlu Bağlantılar



Yorum Yap

Sponsorlu Bağlantılar

Son Yorumlar