kategoriler

Nezle ve Grip İçin Bitkiler



Nezle ve Grip İçin Bitkiler

Soğuk algınlığıyla savaşan bağışıklık sisteminize destek olacak çok sayıda bitki mevcuttur.

 

Ekinezya (Echinacea)

 

Bu bitkinin, bağışıklık sistemini grip mikroplarına olduğu ka­dar, diğer hastalık mikroplarına karşı da güçlendirdiğini gösteren -bir çoğu da Alman araştırmacılara ait olan- çok sayıda araştırma sonucu var. Ekinezya, insan vücudunda bulunan ve bağışıklık sisteminin virüs ve bakterilere karşı savaşma mekanizmalarını harekete geçirmekten sorumlu olan properdin adlı kimyasalın düzeyini artırır.

 

Ekinezya kökü özütü aynı zamanda grip, herpes ve diğer virüsle­re karşı antiviral etkiye de sahiptir. Gripli 180 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, bir bilim insanı 900 miligramlık bir ekinezya özütünün, semptomlarda gözle görülür bir azalma sağladığını keşfet­miştir.

 

Bu faydalı bitkinin garip tarafı ise, çayının ya da tentürünün içil­mesinden kısa bir süre sonra dilde uyuşukluk ve karıncalanmaya neden olmasıdır fakat merak edilecek bir şey yok, zira bu tepkinin hiç bir zararı yoktur.

 

Fakat, ekinezya ne kadar etkili olursa olsun, mucizevi bir soğuk algınlığı ilacı değildir. Bu bitkiyi düzenli olarak kullanıyor olmanız halinde bile, hâlâ daha soğuk algınlığı kapma ihtimaliniz vardır. Aslına bakarsanız, herbalistler ekinezyanın bağışıklık sistemini güçlendirici bir ilaç gibi her gün alınmamasını, bunun yerine soğuk algınlığının başlamak üzere olduğunu hissettiğinizde ya da yakınınızda soğuk al- lığına yakalanmış biri olduğunda kullanılmasını öneriyorlar.

 

Sarımsak (Allium sativum)

 

Bu bitkiyi grip ve soğuk algınlığından korunmak için kullanmanızı gerektirecek yüzlerce neden var. Sarımsak, aralarında bitki krallığının en güçlü geniş-spektrumlu antibiyotiği olan alisinin de bulunduğu çok sayıda bileşik içerir. Bu bitkinin insanın nefesini kokutmasının nedeni, sarımsağın aromatik bileşenle­rinin soğuk algınlığı mikroplarına karşı en etkili içeriklerini en çok ih­tiyaç duyulan yerlere bırakarak, akciğerler ve solunum yolundan dışa­rıya çıkmasıdır.

 

Zencefil (Zingiber officinale)

 

Birkaç yemek kaşığı ince doğ­ranmış taze zencefil kökünün üzerine 250 ml. kadar kaynar suyu dö­kün ve soğuk algınlığı tedavisi için kullanabileceğiniz harika bir çay elde edin çünkü zencefil yaklaşık olarak bir düzine antiviral bileşik içerir.

 

Bilim insanları zencefilin içeriğinde bulunan ve özellikle rhinovirüsler adlı, sık rastlanan soğuk algınlığı virüslerine karşı etkili olan ba­zı kimyasalları (sesquiterpenleri) ayırmayı başarmışlardır. Bu kimyasal­ların bazıları, rhinovirüslere karşı son derece güçlü etkilere sahiptir.

Bunların yanı sıra, zencefilin diğer bileşenleri -gingeroller ve sho- gaoller- de, sahip oldukları ağrı kesici, ateş düşürücü, öksürük giderici ve yatıştırıcı etkileri nedeniyle soğuk algınlığı semptomlarının tedavisin­de etkili kimyasallardır. Zencefilin bir tercih nedeni daha vardır ki, o da lezzetidir.

 

Tüm bunlardan sonra, zencefilin, soğuk algınlığıyla savaşırken ihti­yacınız olan cephanenin en önem­li kısmını oluşturduğunu söylemek için çok sayıda iyi neden olduğunu söyleyebiliriz.

 

Kiraz (Prunus serótina)

 

Kirazın çayı so­ğuk algınlığı tedavisinde kullanılır. C vitamini ve benzaldehit deposu olan kiraz aynı zamanda çok da lezzetli bir meyvedir.

 

Turunçgiller ve C vitamini içeren diğer gıdalar

 

Nezle ve soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmek için, birçok doktor ve herbalist günde dört kez 500 mg. C vitamini alınmasını öneriyor. Wisconsin Üniversitesi Solunum Virüsleri Araştırma Laboratuvarında görev ya­pan salgın hastalıklar uzmanı Dr. Elliot Dick’in yaptığı bazı araştırmalar, bunun son derece yararlı olduğunu ortaya koymuştur. C vitamini bazı kişilerde 1, 2 mg. gibi küçük dozlarda bile ishale neden olabil­mektedir ancak bu çok nadir rastlanan bir durumdur. Eğer C vitamini tedavisi uygulamaya karar verdiyseniz, tedavi sürecinde ishal belirtileri göstermeniz halinde aldığınız C vitaminin miktarını azaltın.

 

Mürver (Sambucus nigra)

 

Bu bitki içerdiği iki bileşik sayesinde grip virüslerine karşı etkili olduğu kadar, solunum yollarını da istilacı virüslere karşı korur.

 

Bileşiminde mürver kullanılan İsrail patentli bir ilaç olan Sambucol çeşitli virüs ailelerine karşı son derece etkilidir. İsrail’de bir yerle­şim bölgesinde patlak veren bir grip salgını, sambucolu test etmek için mükemmel bir fırsat yaratmıştı. Sambucol verilen hastaların % 20’sinin ateş, adale ağrıları ve diğer semptomların 24 saat içinde gözle görülür şekilde iyileştiği, geri kalan % 73’ün de ikinci günün sonunda kendilerini iyi hissetmeye başladığı görülmüştür. Üç gün içinde hastaların % 90'ının tamamen iyileştiği rapor edilmiştir. Aynı grup içinde plasebo verilen hastaların yalnızca % 20’si iki gün içinde iyileşmiş, diğerlerinin es­ki sağlıklarına kavuşması altı günü bulmuştur.

 

Bu denemenin açıklanmasından sonra, İsrail’de bir yıl içinde 3 İ.OOO şişe sambucol satılmıştır. Sambucol aynı zamanda bağışıklık istemini de harekete geçirdiği gibi, Epstein-Barr, herpes ve hatta HIV gibi diğer virüslere karşı da bir ön savunma sağlamaktadır.

 

Sambucol şu anda yalnızca Amerika’da satılmaktadır fakat siz bit­kinin kendisinden yapacağınız çayı içerek de benzer yararlar sağlaya­bilirsiniz.

 

Hor çiçeği (Forsythia suspensa) ve hanımeli (Lonicera Japoni­ca)

 

Bu bitkiler, Çinlilerin grip, soğuk algınlığı ve diğer virüslere karşı kullandıkları geleneksel ilaçlardır. Yapılan araştırma sonuçlarına yeni­den bir göz geçirdikten sonra, her iki bitkinin de gerçekten antiviral etkileri olduğuna ikna olunmuştur.

 

Soğan (Allium cepa)

 

Sarımsakla yakın akraba olan soğan, akra­basının içeriğindeki antiviral bileşiklerin aynısına sahiptir. Eskiden halk arasında soğuk algınlığı tedavisi için kullanılan bir ilacın tarifin­de; bala yatırılan soğan dilimlerinin gece boyu bekletildikten sonra elde edilen karışımın öksürük şurubu gibi belli aralıklarla içilmesi öneriliyor.

 

Anason (Pimpinella anisum)

 

E komisyonu, anason tohumunun balgam söktürücü etkisi olan bir ekspektoran olduğunu onaylamış­tır. Dozun artırılması halinde, antiviral etkiler de göstermektedir Birkaç çay kaşığı dövülmüş anason tohumunu, 250-500 mîl. kaynar suya karıştırarak 10-15 dakika daha kaynattıktan sonra süzerek ana­son çayı elde edebilirsiniz. Önerilen doz; sabah ve /veya akşamlan bir fincandır. Bu hem balgam sökmenize yardımcı olur, hem de soğuk algınlığına karşı bir direnç oluşturur. Bu arada, tadının harika ol­duğunu da eklemeliyim.

 

Deniz üzümü (Ephedra sínica)

 

Çin üzümü ya da ma huang ola­rak da bilinen deniz üzümü, son derece güçlü bir dekonjestandır İçerdiği efedrin ve südoefedrin solunum yollarını açarak solunumu rahatlatır. Südoefedrin öyle etkilidir ki, reçetesiz satılan birçok dekonjestanın içeriğinde bulunduğu gibi, Sudafed markasına da esin kaynağı olmuştur.

 

Deniz üzümü dekonjestan etkisi yapmakla beraber, aynı zaman­da da tansiyon yükselmesine, uykusuzluğa ve seğirmelere yol açan güçlü bir uyancıdır. Son birkaç yıl içinde birkaç kişi bu bitkiyi kafayı bulmak için aşırı dozda alarak hatalı kullandığı için hayatını kaybetti. Bunun üzerine Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, efedrin katkılarını piyasadan toplamak için bir dizi tedbir aldı. Deniz üzümünün aşırı uyarıcı etkileri ve birkaç talihsiz ölüm nedeniyle, bitki birçok tartışmaya konu oldu ve bazı herbalistler bitkiyi kesinlikle kul­lanmama karan aldı.

 

Deniz üzüntü hâlâ tercih edilebilecek bitkisel bir dekonjestandır. Eğer bilinçli bir şekilde kullanılırsa hiçbir tehlike ya­rılmaz. Olası birçok yan etkisi nedeniyle şu koşulu yerme getirmeden kullanmanızı tavsiye olunur: Deniz üzümü kullanma­dan önce lütfen doktorunuza danışın. Güvende olmak istiyorsanız, çok açık bir deniz üzümü çayıyla başlayın.

 

Altınmühür (Hydrastis canadensis)

 

Hem antiseptik, hem de uyarıcı etkisi olan altınmühürün, bağışıklık sistemindeki savaşçı hücrelerin savaş alanı olarak adlandırılan dalağa giden kan miktarım artırdığı da raporlara geçmiştir. Altınmühürün içerdiği en önemli şifalı bileşen olan berberin, virüsler, mantarlar, bakteriler ve tümör hücrelerinin yok edilmesiyle görevli kan hücrelerini harekete geçirir. Bitkinin içeriğindeki berberin benzeri bazı kimyasalların da, berberine bu göre­linde yardımcı oldukları bilinmektedir.

 

Meyankökü (Glycyrrhiza glabra)

 

Meyan kökü, vücudun orijinal antiviral unsurları olan interferonların serbest bırakılmasını sağlayan, antiviral bileşikler içerir. Sahip olduğu hoş tadıyla, soğuk algınlığına karşı kullanılan (altınmühür ve alıç gibi) bazı acı bitkilerin tadını da dengeler.

 

Hatmi çiçeği (Althaea officinalis)

 

Hatmi çiçeği binlerce yıldan bu yana, soğuk algınlığına bağlı öksürük, boğaz ağrısı ve diğer solunum yolları hastalıklarında rahatlatıcı bir ilaç olarak kullanılmıştır. Hatmi çiçeği köklerinde bulunan ve mucilage adı verilen zamk benzeri bir sıvı iltihaplı mukozaları yumuşatır. Bu etki muhtemelen, bitkinin içe­riğinde olduğu bilinen antiseptik ve anti inflamatuar bileşikler nede­niyle ortaya çıkmaktadır. E komisyonu hatmi çiçeği, gülhatmi ve diğer hatmi türlerinin, boğaz ağrısı ve öksürük tedavisinde kullanılabileceği­ni onaylamıştır.

 

Bamya ve rozelle gibi, hatmi ailesine mensup birçok bitki mucila- ge adı verilen bu sıvıyı bünyelerinde barındırır..

 

Sığırkuyruğu (Verbascum thapsus)

 

Sığırkuyruğu çiçeklerinden ya­pacağınız çay, boğazlarınızı yumuşatacağı gibi, aynı zamanda da bir ekspektoran işlevi görecektir. Bitkinin içerdiği bileşiklerin grip virüs­lerini engellediği rapor edilmiştir.

 

Loğusa otu (Polygala senega)

 

E komisyonu loğusa otunu üst solu­num yollarındaki balgam birikimini azaltma özelliği olan bir ekspekto­ran olarak tavsiye ediyor. Çayını yapmak için, her 250 ml. kaynar suya bir çay kaşığı atın. Bu bitki aynı zamanda amfizem ve bronşit tedavisi için de önerilmektedir.

 

Karaağaç (Ulmus rubra)

 

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi nihayet doğru bir şey yaptı ve karaağacın güvenli ve etkili bir boğaz ve solu­num yolları ilacı olduğunu beyan etti. Karaağaç, Amerika’da 150 yıl­dan daha uzun bir süredir tıbbın en önemli dayanaklarından bir tane­sidir ve uzun zamandan beri ulusal tedavi rehberinde yer almaktadır. Kabukları yüksek oranda mucilage içerir.

 

Suteresi (Nasturtium officinale)

 

E komisyonu soğuk algınlığına bağlı burun akıntısı ve öksürüğün tedavisi için, iki-üç çay kaşığı kuru­tulmuş suteresi ile yapacağınız çayı içmenizi tavsiye ediyor ya da ister­seniz 25 gr. taze suteresini salatanıza karıştırabilirsiniz. Zencefil ve suteresi ilginç bir terkip oluştururlar. Taze suteresinin bol olduğu ya­zın soğuk algınlığına yakalanırsanız, zencefil ile karıştırarak almanız tavsiye olunur.

 

Söğüt (Salix)

 

Söğüt kabuğu bitkisel aspirindir. İçerdiği salisin adlı kimyasal, aspirinin neredeyse aynı özellikler taşıyan özdeşidir. E ko­misyonu söğüt kabuğunu ağrı kesici, ateş düşürücü anti inflamatuar olarak onaylamıştır.

 

Birçok herbalist, aksöğüt (S. alba) kabuklarını ilaç olarak öner­mektedir fakat aksöğüt çok fazla salisin içermez; kuru ağırlığı baz alındı­ğında ancak % 1 oranında salisin içerir. Diğer söğüt türleri yüksek oran­larda salisin içerirler. Bunların arasında mor söğüt (S. daphnoides), çat­lak söğüt (S. fragilis) ve mor sepetçi söğüdü (S. purpurea) sayılabilir. Eğer bulabiliyorsanız, salisin bakımından zengin kaynaklar olan bu tür söğütleri kullanın. Zorunlu hallerde aksöğüt de kullanabilirsiniz. Yalnızca bir çay kaşığı kuru bitkiden yapacağınız çay, 100 mg. salisin içerir ki, bu da soğuk algınlığına bağlı olarak gelişen öksürüğün tedavisi için yeterli bir dozdur. Bu arada unutmayın ki, eğer aspirine alerjiniz varsa, bit­kisel aspirinleri de kullanmamalısınız.

 

Hatırınızda tutmanız gereken bir başka şey de, çocuklara soğuk algınlığı için aspirin ya da aspirinin bitkisel alternatiflerini vermeme­miz gerektiğidir. Çocuklara viral enfeksiyonlar (özellikle de soğuk al­gınlığı, grip ve suçiçeği) için aspirin ya da bitkisel özdeşlerinden bir tanesini verdiğinizde, hastalığın reye sendromuna dönme ihtimali var­dır ve reye sendromu da karaciğer ve beyinde tahribat yapan ölümcül bir hastalıktır.

 

Sarımsaklı, soğanlı tavuk çorbası

Geleneksel sıcak, baharatlı tavuk çorbasının soğuk algınlığı ve gribe birebir olduğu mutlaktır. Yeter ki bolca soğan ve sarımsak eklemeyi unutmayın. Ta­bii bunlarla birlikte bir parça zencefil ve acı kırmızıbiber de eklerseniz harika bir yemek ve mükemmel bir ilaç olur.

Sponsorlu Bağlantılar



Yorum Yap

Sponsorlu Bağlantılar

Son Yorumlar